Sezai ÇETİN
Türkçe | English
| Ana Sayfa | Sezai Çetin | Ziyaretçi Defteri | Fotoğraflarım | İletişim | RSS  

Senin için seçilen film

Suikastçı   - War

Günlük

Dost Linkler

» www.karmamagazin.com
» İlanlar Sitesi
» pizzatat.com
» Ceviz.NET
» www.agne.com.tr
» www.antalyamiz.com

» Hey aşk nerelerdesin gözümüz yollarda kaldı.

Filmin türkçeye çevrilmiş adı Duvak orjinal adıda The Painted Veil.

Bu sinema filmi hakkında birşeyler yazmak, paylaşmak istememdeki neden aslında sinema kalitesi anlamında çok başarılı bulmuş olmamdan dolayı değildir, öncelikle bunun altını çizmem gerekir.

Filmi izlemiş olanlar bilir ama ben izlememiş yada unutmuş olanlara film detayları için detay linki vereyim : Tıklayın .

Film benim bakış açımla "SADAKATSİZLİK" ve "SEVEBİLME" ana teması üzerine kurulmuş dram/romantik icerikli bir filmdir.

Tabi bilindik detayları anlatarak konudan da uzaklaşmak istemiyorum ve konuya hemen giriyorum şimdi filmde ki esas oğlanımız Edward Norton karakterinin adıda Walter kendisini bilime adamış duygularını ifade etmekte zorlanan içine kapanık bir bilim adamıdır. Hatun kişimiz ise Naomi Watts karekterinin adıda Kitty dir ve kendisi rahat yetişmiş , oldukca sosyal bir yaşam süren, ele avuca sığmayan tabiri caizse güzel bir zıpırdır. Walter tavsiye üzerine bu zıpır kızı bir davette görür ve ilk görüşte sevmeye başlar ve uzatmadan direk bodozlama bir yöntemle evlenme teklifinde bulunur. Fazla vakti yoktur çünki hemen Çin`e görevinin başına geçecektir. Kitty beklenmedik bir şekilde teklifi kabul eder ve Çin`e evli olarak giderler. Haliyle bi süre sonra Kitty sıkılır oralarda, Walter`danda yeteri kadar ilgi göremez çünki Walter kadının ihtiyacı olan sevgi ve ilgiyi vermez veremez tabiatına aykırıdır. Netice de Kitty kendisine yakıştırdığı yaşamak isteyipte yaşayamadığı duygularına karşılık verebileceğini düşündüğü ama zaten evli olan biriyle bir aşk oyununa girer. Bunu ise Walter öğrenmiştir fakat bu duruma kayıtsız kalmış ve göz yummuştur. Gel zaman git zaman Walter, Kitty`e bi karar açıklar ; salgın hastalıklı bir köye gönüllü gitmek istediğini söyler. Kitty pek bi memnundur bu karardan çünki yasak aşkıyla daha çok vakit geçireceğini düşünmektedir. Ama Walter o kadarda geyiq olmadığını dile getirir ve kendisiyle gelmesini ister aksi taktirde boşanma dilekcesini yazmasını şart koşar. Konu deşifre olmuştur artık ve Walter problem çıkartmadan hemen boşanacağını fakat tek bir şartı olduğunu söyler. İşte filmin bana göre kırılma noktasıda burasıdır. Şartı ise kendisini aldattığı adamında kendi karisini boşayarak kendisiyle evlenmesi koşuluyla sorunsuz br şekilde derhal boşanabileceğini söyler. Kitty`de sevinçle koşa koşa yasak aşkına gitmiş ve müjdeyi vermiştir. Hadi boşa karını evlen benimle de benimki boşanmayı da kabul etti demiştir. Ama bu gönül hırsızımız dansöz olmuş kıvırmıştır bi anda ve Kitty ortada dımdızlak kalacağını düşünerek çaresiz bir şekilde hayal kırıklıklarıyla dolu kalbiyle geri dönmüş ve Walter`a kendisiyle gitmeye razı olduğunu söylemiştir. Nitekim gitmişlerdir ve Walter mesafesinide koymuştur tabi ve aynı mekanda yaşayan artık birer yabancıdır onlar. Bu süreçte kadın adamı daha yakından tanıma fırsatı bulmuştur ne ne gariptir adamımızın aslında kişilik sahibi değerli bir insan olduğunun ve kendisinide sevdiğinin farkına vararak derinden bir sevgi beslemeye başlamıştır, nihayetinde gerçekten sevmiştir. Kadın adama artık derin bir sevgiyle aşkla bakmaktadır. Adam bu yakınlaşmaları yaşarken hastalık kapmıştır ve kısa süre sonra da Walter ölmüştür ... trajik son.

Filmin bende bıraktığı etki ise ; gerçek hayatla mukayese ettiğimde aslında hiç sevmediğini ne bilim elektrik almadığını düşündüğün birisini de zamanla belki daha yakından tanıdığında sevebilme hatta aşık olabilme ihtimalinin olabileceği fikrini benimsetebilmesidir. Altı üstü hayal ürünü bir film diyip geçemedim filmden bi kazanım elde ettiğimi düşündüğüm bi anafikri internette paylaşmak istedim. Belki an gelir googla sesime kulak verir :)

İlk görüşte aşkı belki herkez hayallerinde bile olsa arar ama kaç kişi bulmuştur ki ?
Gerçekçi olmak gerekirse ben diyorum ki yok ole bişey kandırmışlar sizi. Bu ilk görüşte aşk koskoca bi kandırmaca, birer şehir efsanesi çoğu zaman Andersenden masallar hem olsaydı belki milyon kişi görmüşümdür bende de olurdu dimi :)

Ve hala diyorum ki ilk görüşte aşk olduğu sanılan şeyin anlık bir cinsel çekim veya hoşlanmadır, ilk görüşte aşk diye birşeye inanmıyorum eğer bunu yaşadığını iddia eden varsa olsa olsa ilk görüşte cinsel çekime maruz almış daha sonra tanıdıkça gerçekten aşık olmuştur.

Aşk o kadar basit mi yoldan bile her geçene karşı hissedebileceğin bir duygu olsun. Madem öyle gidelim yaşadığımız kentin en işlek caddesine günlerce oturalım gelene gidene bakalım göz eması kuralım ve ilk görüşte bulacağımız aşk olasılığını tavan yapalım. Çok saçma hacı çok saçma dimi !

İnsanlık tarihi boyunca zaten aşk kavramını enine boyuna tartışmış, kimyasını fizyolojisini yazmış çizmiş bi yere varamamış. Ressamlar resimlerine aşktan ilham yapmış, şairler şiirlerini yazmışlar bunun adına, şarkılara türkülere ağıtlara romanlara masallara konu olmuş ve hala tartışılıyor var mı yok mu diye ... Ne garip bi ironi ki bende bişiler anlatıyorum kendi çapımda ne haddimeyse :)

Fazla dalmayalım derinlik sarhoşu oluruz yoksa.

Bu kadar ahkam kestim ben aşkı tarif edebilirmiyim ?
Evet ederim tabii ki.
Ama bunu hiç kimseye söylemem bu bende bir sır olarak kalsın ...
Kaynak : www.sezai.net
Tarihi : 05.06.2008
Kategori : Günlük
Bu yazı 3295 kez okundu 0 kez tavsiye edildi 0 kişi tarafından yorum eklendi.

Yorum Yap | Tavsiye Et | Yazdır |

Belki Diğer Yazılarıda Okumak İstersiniz

"Hey aşk nerelerdesin gözümüz yollarda kaldı." Yorumlar
29-07-2008 18:45:31 | hülya | 88.23 xxx
film güzele benziyor en kısa zamanda izleyeçegim...sezai beyin aşk hakkındaki görüşünede katılıyorum..
Sezai.NET - Sezai Çetin, PHP & MySQL Web Yazılımcısı , Linux & FreeBSD Sistem Yöneticisi bu da Kişisel Web Sayfası ;)
Bu site DoubleSolution.com Internet Services tarafından prototip olarak geliştirilmiş basit bir cms yazılımdır.